"Uni Zeitung"

T.C. Karlsruhe Eğitim Ataşeliği bünyesinde sürdürülen ‘Haydi Türkçe Konuş Benimle!’ adlı dil, kültür, eğitim, sanat ve spor kampanyası her kesimden vatandaşımızca yoğun ilgi ve takdir görmeye devam ediyor.

Bu kurslarda Türkçe konuşmak mecburi

Kampanya dahilinde eyalet genelinde 24 alanda açılan kurslar, 26 konuda verilen konferans ve seminerler ve 9 adet yarışma ve onlarca proje Almanya’nın eğitim, kültür, spor ve sanat hayatına ve Türk toplumunun yaşam kalitesine katkıda bulunuyor.

25 ALANDA KURSLAR DEVAM EDİYOR
Ataşelikçe, Pforzheim kentinde açılan ve eğitmen İpek Hasan tarafından 8 hafta boyunca verilen ‘Türk Kına ve Makyaj Kursu’ ile Karlsruhe kentinde açılan ve eğitmen Meryem Orhan tarafından 8 hafta boyunca verilen ‘Türk Nakış ve Dikiş Kursu’ ve yine onlarca kentimizde sürdürdüğümüz folklor kurslarımızın programlarını başarıyla tamamlayan veli ve öğrencileri kutlayan Karlsruhe Eğitim Ataşesi Gürkan Avcı, „İnşallah bundan sonra da başta annelerimize olmak üzere tüm vatandaşlarımıza dil, kültür ve sanatımızın en güzel örneklerini bu tür kurslar maharetiyle sunmaya ve öğretmeye devam edeceğiz, dedi.

KURSLAR AİLE EĞİTİMİ FORMUNDA SÜRDÜRÜLÜYOR
Annenin rolünün çok mühim olduğunu, bu sebeple bu tür eğitimlerde annelerin katılımını görmekten çok mutlu olduğunu belirten T.C.Karlsruhe Eğitim Ataşesi Gürkan Avcı sözlerine şöyle devam etti:

„Almanya’da kadınlarımıza, annelerimize Türkçe, Türk Kültür ve Sanatının en nitelikli örneklerini sunarak hayatın başat bir ortağı haline getirmek istiyoruz. Açtığımız kurslarda konuşma dili olarak kesinlikle Türkçe kullanıyoruz. Kurslarımız bir yönüyle de ‘Aile Eğitimi’ formatında sürdürülüyor.

TÜRKÇE DERSİNE KATILIMA TEŞVİK
Ücretsiz kurslarımıza devam eden katılımcıların çocuklarını Türkçe – Türk Kültürü derslerine göndermelerini özellikle istirham ediyoruz. Almanya’daki vatandaş ve soydaşlarımızın bilvesileyle tanışması, kaynaşması, birlik ve beraberlik içinde sorunlarını bilinçli ve daha kolay bir şekilde çözmelerini de sağlamış oluyoruz. Böylece başta çocuk, genç ve kadınlarımız olmak üzere vatandaşlarımızın hem Türkçe hem de Türk Kültürü bağlamında daha donanımlı ve bilgili olmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

ŞARKILARLA, TÜRKÜLERLE, FOLKLORLA DİLİMİZİ ÖĞRETİYORLAR
Müziğimiz, şarkı ve türkülerimiz, halkoyunlarımız dilimizi, kültür ve tarihimizi, öz değerlerimizi Almanya’daki çocuk ve gençlerimize öğretmek adına en etkili ve en zevkli bir yöntemdir. Şarkı, türkü ve folklorumuzla çocuklarımıza farkına vardırmadan, eğlendirerek dilimizi ve değerlerimizi öğretiyoruz. Severek söylenen bir şarkı ile öğretmek en güzel öğretme şeklidir.

EN KALICI VE ZEVKLİ ÖĞRETME YÖNTEMİ MÜZİK
Öğrencilerimizi kelime, cümle, paragraf, kitap ve testlerle sıkıldığı okul ortamından çıkararak eğlenip yorgunluğunu attığı müzik kurslarımız ve korolarımızda en hızlı ve en kalıcı bir şekilde destekleyici eğitim ve öğretim ortamına alıyoruz. Bu sayede eğitimde başarıyı artırıyoruz.“

Karlsruhe – Yeni Posta

Rastatt`ta Egitim Gönüllüleri toplandi.
Rastatt`ta Egitim Gönüllüleri toplandi.

Karlsruhe Eğitim Ataşeliği tarafından düzenlenen toplantıya, Karlsruhe Eğitim Ataşesi Gürkan Avcı da katıldı. Toplantıda Türkçe Eğitim ve genel olarak gençlerin mesleki eğitimi ve üniversite eğitimi konusunda yapılabilecek çalışmalar ele alındı.

Gürkan Avcı, Rastatt kentinde Türk ve Türk kökenli sayısının diğer bölgelere göre çok daha fazla olduğunu ancak Türkçe derslerinde bu sayının yakalanamadığını söyledi. Avcı, Almanya’da en büyük sıkıntının eğitim olduğunun altını çizerek, toplamdaki 180 öğretmen ile Türkçe ve Türk Kültürü derslerinin yürütüldüğünü sayıdaki artışın niteliğe de yansıdığını söyledi.

“Gençlerimiz iyi yerlere gelebilmeli“

Gürkan Avcı ”Ataşelik olarak Türkçe ve Türk Kültürü dersleri yanı sıra mesleki alanda gençlerimizin gelişimi, tercihleri ve daha iyi meslek alanlarına ilgi duymaları, yine ihtiyaç duyulan mesleklerinde tercih edilmesini sağlamakta bizim görevimiz. Almanya’da 70 yıldır bulunan bir milletin üyelerinin üniversite eğitimi almaları bizim ana gayemiz. Hatta buradan doktora yapmaları ve Almanya’da en iyi yerlere gelmeleri için aileler ile ortak çalışmalıyız. Buraya yine ülkemizden gelen öğrencilerin işlemlerinin takibi ve diğer konularda onlara yardımcı çalışmalarımız var. Yine malumunuz geçtiğimiz senelerde düzenlediğimiz Türk Tatlı yarışmaları, spor çalışmaları, Türk müziği konusunda sosyal ve kültürel çalışmalarımızla toplum kültür hayatına olumlu katkılarımız oldu.” dedi.

Avcı, Almanya’da yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızın hassaten çocuk ve gençlerimizin diline, kültürüne, öz değerlerine bağlı kalarak, özellikle üniversite eğitimine ciddiyetle önem vererek Almanya’daki dil, kültür ve sistemik değerlerine entegre olması daha nitelikli ve sağlıklı olacağını, bu hedef hepimizin müşterek hedefi olması gerektiğini ve bu hedef birliği her iki ülke açısından geleceğe umutla bakıldığının altını çizdi.

Gürkan Avcı Rastatt Okul Aile Birliğine destek verilmesini isteyerek, DİTİB Rastatt ve Rastatt Türk Okul Aile Birliğinin ortak çalışması gerektiğini, her iki güzide kuruluşunda önemli olduğunu söyledi. Avcı, ” Rastatt ve çevresinde bulunan tüm derneklerimizin bu çalışmaya katılması gerekir.” diyerek, Rastatt’ta faaliyet gösteren dernekleri eğitime destek vermeye davet etti.

Rastatt DİTİB Cami Başkanı Sebahattin Yaman, eğitim konusunda Rastatt Türk Okul Aile Birliğine tam desteğin sunulacağını, Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğrtemenleri ile ile lkoordinasyon içinde birlikte çalışacaklarını ifade etti.

Gernsbach Türk Okul Aile Birlği başkanı ismail Yaşar, Rastatt kenti ile coğrafi yakınlıktan da dolayı ortak faaliyetlerin düzenleneceği, her iki OAB`nin de yardım kurslarını birlikte düzenleyebileceklerini söyledi.

Prof. Dr. İsmail Kaşıkçı, yaptığı konuşmada Rastatt Okul Aile Birliğinin mutlaka toplumun geneline hitap edecek bir örgütlenmeye giderek, Alman makamları ile iyi ilişkiler kurması gerektiğini söyledi. İsmail Kaşıkçı 2000 li yıllardan sonra OAB lerinin zayıflamasına dikkat çekti.

Katılımcılar eğitime en büyük desteğin aileden geleceğini söylerken, Karlsruhe Eğitim Ataşesi Gürkan Avcı, okul başarılarının artırılması amacıyla , Okul Yardım Kurslarının yaygınlaştıracağını söyleyerek OAB nin ihtiyaçlarının Ataşeliğe iletilmesini istedi.

Rastatt Türk Okul Aile Birliği Başkanı Reyhan Gökçe yapılacak yeni düzenlemeler ile Rastatt gibi Türk nüfusunun yoğun olduğu bir yerde vatandaşlarımıza daha iyi kaliteli hizmet götürülmesi gereğinin altını çizerek, eğtim gönüllülerini desteğe davet etti.

Rastatt – Yaşar Sekban

Konferansın açılışında konuşan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Kazancıoğlu, Johns Hopkins Üniversitesi ile devam eden iş birliği neticesinde öğrencilerin Amerika’da tıp eğitimi alma fırsatı yakaladıklarını belirtti

Johns Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Charles Wiener, Bezmialem Vakıf Üniversitesinde "Tıpta ve Tıp Eğitiminde Paradigma Değişikliği" başlıklı konferans verdi.

Wiener, dünyada tıp alanında pek çok değişiklikler yaşandığını ve günümüzde tıp eğitiminin daha çok bireysel yaklaşımlara doğru ilerlediğini belirterek, tıp eğitimindeki sorunun günümüz tıp eğitiminden kaynaklandığını düşündüğünü ifade etti.

Bezmialem`de
Bezmialem`de "Tıpta ve Tıp Eğitiminde Paradigma Değişikliği" konferansı yapildi

Bireysel sağlıkla halk sağlığının aslında birbirini tamamlayan ve birbirinden ayrılmaması gereken konseptler olduğunu dile getiren Wiener, "Bu bütünlük kavrandığı zaman tıp eğitiminde çok daha fazla mesafe kaydedeceğiz. Aslında bu anlayış evrensel bir anlayıştır. Türkiye gerçekleriyle de uyumlu, ABD’nin gerçekleriyle de uyumludur. Tıp öğrencilerine asıl öğretmemiz gereken bu anlayıştır. Bunların yanı sıra teknolojideki gelişmeler de insan vücudunu ve sistemlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır." diye konuştu.

Wiener, iki ülke arasındaki tıp eğitimine ilişkin, "İki ülke öğrencileri arasında şöyle bir fark var; Amerikalı öğrenciler yaş olarak daha büyükler. Çünkü tıp fakültesine başlamadan önce eğitim almaları ve birkaç yıl tecrübe kazanmış olmaları gerekiyor. Türkiye’de ise öğrenciler daha erken yaşta tıp eğitimi almaya başlıyorlar. Yani doktorluk konusundaki altyapıları ve fikirleri eğitimden önce değil, eğitim sırasında oluşuyor. Bu sebepten bana göre Amerika’da tıp eğitimi vermek daha kolay. Burada bu zorluklara rağmen iyi bir tıp eğitimi veriliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Konferansın açılışında konuşan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu da Johns Hopkins Üniversitesi ile devam eden iş birliği neticesinde öğrencilerin Amerika’da tıp eğitimi alma fırsatı yakaladıklarını belirtti.

İş birliğinin öğrencilerin kariyer planlamalarında önemli bir etken olduğunun altını çizen Kazancıoğlu, "3 sene içerisinde Amerika’ya giden öğrencilerimize ocak ayında yenilerini eklenecek. ABD’ye giden öğrencilerimiz bir takım oturumlar gerçekleştirdiler. Tıp eğitiminin sadece burada değil Amerika’da da yoğun olduğunu ve bu işi ne kadar ciddiyetle yürüttüğümüzü gördüler. Akademisyenler ile doğrudan konuşma şansı bularak gelecekleri için bir takım projeler, kariyerleri için planlar yapabilme şansı buldular. Biz eğitimciler açısından ise aldığımız neticeler doğrultusunda doğru yolda olduğumuzu ve ilerlediğimizi teyit ediyoruz, çıkarımlarda bulunuyoruz." diye konuştu.

Amerika’daki eğitim sisteminin Türkiye’deki eğitim sisteminden farklı olduğuna dikkati çeken Kazancıoğlu, şunları kaydetti:

"Amerika’da 4 senelik bir üniversite eğitimi veya kolej eğitimi üzerine tıp fakültesinde yer alacak öğrencilerini kendileri seçiyorlar. Dolayısıyla tıbba gönül vermiş, kendini buna adamış, biraz daha olgunlaşmış öğrenciler aldıkları için o noktada bir farklılık hissedilebiliyor. Ama verilen eğitimler, yapılan araştırmalara bakıldığında hepsi dünyada da Bezmialem Vakıf Üniversitesinde de belli bir standardın üzerinde zaten."

Kaynak:aa.com.tr